29 Aralık 2013 Pazar

Samsun 2

burada günler yavaş geçiyor. farklı bir şehir. bana hiçbir yeri anımsatmıyor. sevemedim nedense.
bütün insanların e harflerini açık söylediği öğrenci şehri samsun. eğğlibeş.
istanbul'dan bunaldım bıktım derken kafam neredeymiş acaba? şimdi herkese yabancı gözlerle bakıyorum. kendi şehrimi özledim ilk defa. antalya'da böyle hissetmiyordum mesela.

ama sahili çok güzel. üstüm başım kum olana kadar uzun uzun yürüyorum. kimseler de yok.
kafa dinliyor muyum bilinmez. uzun zaman oldu zaten ben düşünmeyi falan bırakalı. kafam genelde boş. 1 kere ağladım ama.

tırnaklarıma bakım yaptıramadığım şehirlerde yaşamak içimdeki büyük şehir kaşarını ziyadesiyle üzse de buna alışmaya çalışıyorum. zira geldiğimden bu yana yüzüme zerre makyaj da yapmadım. organik halimleyim. galiba döner dönmez ilk işim kendimi kuaförüme atmak olacak. sonra günlerce diyet, spor salonu. ve en sevdiğim avmlerde fink atmaca. izlemek istediğim öyle çok film var ki.

herkese o'nları da özlediğimi söyleyip duruyorum. oysa kimseyi zerre özlemedim. sadece şehrimi. sadece hayatımı.

hala haber yok bu arada.

öyle işte.

25 Aralık 2013 Çarşamba

Samsun

oturup adamakıllı bir günlük yazayım diyorum ama üşenmenin dibini gördüm yine.
işim gücüm istanbul'dan kaçmayı hayal etmekken, istanbul'dan uzak kalışımın 3. gününde bu kadar özlüyor olmak da kafa karıştırıcı.
esasında bu bende biraz da karakter özelliği olmaya başladı, uça kaça hayatımdan çıkardığım her şeyi sonradan eşşek gibi özlüyorum niyeyse.
neyse, beklendiği gibi uçak düşmedi ve ölmedim. 1 şansım daha var. burası yazlık bir şehir bence. bana biraz kasvetli geldi. neden bilmiyorum, belki de ben kasvetliyim, belki de sokaklarında hoş bir erkeğe rastlamadım diye. öğrenci şehri bir de burası, bana biraz bizim İzmit'i hatırlattı.
yine de istanbul'umun kalabalık sokaklarında gezmeyi tercih ederim ben.

işsizlik sıkıcı. benim kafamın her daim meşgul olması lazım patlamaması için. esasen antidepresanlardan fersah fersah kaçsam da psikiyatristimin odasında koca bir seans boyu ağlamayı da özledim.

içiyoruz. çok içiyoruz. hadi benim gündemim karanlık o'nlar neden içiyor bilmiyorum. kafam dumanlı gezmeye de epey alıştım. çok acıklı şarkılar dinliyoruz biz burada. masaların altında ağlarken buluyorum ben bizi. sonra çok gülüyoruz. sabahları zor uyanıyorum. dudaklarım şişiyor nedense içince. hoşuma da gidiyor, hep küçük ağızlı olmaktan yakınmıştım zaten.

müthiş bir sahil var burada. bomboş. bir romandan fırlamış gibi, köşesinde koca bir starbucks olan upuuuzun bir sahil. yürümekten nefret etsem de bayıla bayıla uzun uzun yürüyorum orada. kumlara şekiller çiziyorum. midye kabuğu topluyorum.

arkadaşlarımı da özlüyorum. avm köşelerinde buluşup sinemaya kaçak çilekli lila pause ve maden suyu sokmalarımızı, kafelerde eski sevgililerimizi çekiştirip, flörtlerimizle kafa bulmamızı.

sokaklarında bir eski sevgiliye veya bir dosta rastlama ihtimali olmayan şehirler bir değişik.

ben burada yaşar mıyım diyorum, sonra hayıııır diye bağırarak istanbul'a kadar koşasım geliyor.

antalya var sırada. burası olmazsa orası. orada da aynı his peşimi bırakmazsa bunu bir daha değerlendiririz.

gidip biraz daha içeyim. umarım alkolik olurum.

20 Aralık 2013 Cuma

Yol Arkadaşları

yukarıdan torpilim var aslında. evet dönem dönem her şey kötü gidiyor. dönem dönem ayrılıklar özlemler yaşıyoruz ama bunun sadece yeniliklerin başlangıcı olmadığını kim söyleyebilir?

önceki işimden ayrıldığım dönem özel olarak zor zamanlar geçirdiğim bir dönemdi. bitmiş bir ilişki, bitmiş bir dostluk.. her şey kapkaranlık görünüyordu gözüme. hani her şey niye tek tek elimden gidiyor hesabına girmiştim. bari işi olsundu, bari onla oyalansaydım?

akabinde çok eskilerden gereksiz kırgınlıklarla birbirimizi yitirdiğimiz arkadaşım buldu beni. tabir-i caizse sahip çıktı. 7-24 birlikte ağladık. gezdik. içtik. alışveriş ettik. kaldığımız yerden devam ettik..

belki o an tam ihtiyacım olan da böylesine bir dost eliydi. bir diğeriyle yakalayamazdık bunu. bir diğeri hala hayatımda olsaydı o'nunla yeniden birbirimizi bulamazdık.

derken 15 gün içinde eski patronum aradı 1 ay gibi bir süre için bir organizasyonda yardıma ihtiyacı vardı. acaba ben boş muydum? birkaç arkadaşımla organizasyonu kotarabilir miydim?

kabul ettim. yanıma da biri yıllardır görüşmediğim ilkokul arkadaşımı diğeri sözlükten tanışıp çok eğlenceli bulduğum başka bir arkadaşı aldım. niye o'nları seçtiğimi ben de bilmiyorum.

derken bizim 15 gün oldu 7 ay :) ilkokul arkadaşım gitti yerine başka bir arkadaşımı çağırdım. onun da gitmesi gerekince o 2 arkadaşını yönlendirdi bize.

bizim dönüm noktamız da böyle başladı :) bir gün saçma sapan başlayan bir muhabbet rezalet bir hale dönüştü ve hepimiz birbirimizin içindeki salakları keşfettik.

o gün bugün o 7 ay hayatımın en eğlenceli 7 ayına dönüştü. hergün kahkaha krizleri, hergün başka bir delilik.

şimdi düşününce o 7 ay boyunca eski işimde devam ediyor olsam galiba hayatıma bu kadar rahat devam edemeyebilirdim. burada attığım her kahkaha beni hayatımdaki sıkıntılardan çok uzaklara attı.. iyi ki diyorum, iyi ki işten çıkıp da buraya gelmişim. bugün son günümüz ama bir dakikasını dahi yıllara değişmem. çok şahane arkadaşlarım oldu benim burada :)

kaybolan şeylerin ardından çekilen acıya isyan etmemek gerek.
zira yaşanan onca güzel şey bir anda bitiverince gerçeklik duygun da zedeleniyor. tüm yaşananlar yalan mıydı diyiveriyorsun.
işte ondan kalan acı senin mirasın.
ondan kalan acı, onun bir zamanlar gerçekten seninle olduğunun ispatı. belki de tutunman gereken tek şey..
acıdan korkma...

ben yarın gidiyorum. zamanında benden uzağa gidiyor diye çok üzüldüğüm birinin yanına. belirsiz bir süre yokum buralarda. kadere bak ki tam da her şeyden uzaklaşmak istediğim bir zamanda zamanında acı olanın lehime dönüşmesini izleyerek hem de.

bunun için biten şeyler elinden tutup zor yollardan geçmeni sağlayan birer yol arkadaşı belki...

sevgi bizimle olsun :)


18 Aralık 2013 Çarşamba

Dair

her şey çok komik geliyor artık.

çok istesem de özlediğimi söylemek bile...

2 Aralık 2013 Pazartesi

Son

ben çok büyük yanlışlar yapmak üzereyim.

bir umut varsa gel toparla beni.

yüzün hafızamdan siliniyor yavaş yavaş.

nolur...