8 Eylül 2014 Pazartesi

Yağmur

o şarkı çok ovarrated değil mi ya diye alay edildiğinde özendim en çok öyle hissetmeye.
belki de özendiğim tek hissetmekti o hayatımda.

oysa biz, bizim nesilden biraz biz, hepimiz değil, bir kısmımız -ama biz- ya da o'nlar. 
belki de biz o'nlarız. olduramayanlar, tutunamayanlar, oğuz atay'ın hikayeleştirdikleri.
fırat tanış'ın "yani" ile yıllar önce kaderini yazdıkları. işte biz daha nasıl anlatayım.

biz o şarkıyı her dinlediğimizde "zaman düşer ellerimizden yere, oradan tahta boşa" ve bir başkası ovarrated bulup dalga geçer. ne lüks..

eren'le bu şarkıyı yıllar evvel ilk dinlediğimizde "sözlere dikkat et yıllar sonra kaderimiz olacak" demişti. ben o zamanlar başkaydım. hayat başkaydı. ya da ben başka sanıyordum.

ama şimdi geriye dönüp baktığımda görüyorum. biz olduramadık. olması gereken neyse olduramadık.
ya da olanı kabullenemedik. orası biraz karışık..

son 3 yılımı hep bu hisle geçirdim. hep yakın zamanda her şeyin düzeleceğine inandım. ama bir şey düzelmedi. ben de çabalamadım zaten.

Şimdi en azından hiçbir şeyin düzelmeyeceğini biliyorum. Ummuyorum. Belki de düzelmesini beklediğim aslında olması gerekendir diyorum.

ve sağ gösterip sol vuruyor, başka bir şarkıyla hoşçakal diyorum.


2 Eylül 2014 Salı

ne yapıyor ne ediyor Gönül sana varıyor.

(o'nun ben avzına sıçayım)