15 Eylül 2011 Perşembe

Hayat Memat

şekerim yalnızlık güzel şey esasen.

annemleri antalya'ya gönderdim ya, geleneksel evde tek başına günleri başladı.

normal zamanda evdeyken annem ya da babam istese muhtemelen yapmayacağım her şeyi zevkle yapıyorum.

bugün işten dönerken yakın bir arkadaşım, kız arkadaşıyla yaşamaya başladığı evine davet etti beni.

hem kızla tanışmak, hem de akşam trafiğinden kaçmak için şahane bahane dedim bastım etiler'e.

aman aman evleri pek güzel, hatun da şahane, güzel türk kahvesi yapıyor hem de.

bir de belli ki bizimkine ciddi ciddi aşık.

gerçi tabi klasiktir. "sevgilinin yakın kız arkadaşı çok sevilmez."

hani inceden bir mesafe de yok değildi, bu adam benim sinyalleri falan.

ama olsun allah için iyi idare etti.

neyse bastım eve geldim.

kaç günden beri dışardan yiye yiye baygınlık geldi en iyisi bir şeyler pişirmek dedim koyuldum işe.

zeytinyağlı barbunya ve bir kebapçıda deneyip bayıldığım şehriyeli bulgur pilavı.

bir taraftan tv izledim bir taraftan yemekleri yaptım.

hatta barbunya yeni pişti. soğuyup dolaba girmeyi bekliyor.

arkasından biraz evi toparladım. banyoyu temizledim, hoop bir de duş.

anca şimdi oturabildim. bunları yazasım geldi. bugün güzel birgündü.

yazı biter bitmez de yapmam gereken işler var.

ve açım :)

bendeniz evde yemek olsun diye harala gürele yemek pişirmeye koyulmuşken akşam yemeğimi yemeyi unuttum.

velhasıl hayat her şeye rağmen güzel.

şimdi çalışmaya başlayayım madem.

aç karnım, pişmiş yemeklerim, yemek pişirmeye dalıp yemeği unutan şaşkın tabiatım ve ben bazılarınızı sevgiyle öper, kaçarım..

şarkımı da dinleyin ama hissederek lütfen gülücüğe tıklayarak hatta   :)

1 Eylül 2011 Perşembe

Yak gel..

günlerdir funda arar-yak gel dinliyorum.

dön gel vaktimiz daraldı zaten şu yalan dünyada, yen inadı Sevdiğim..


çok seviyorum o kısmını ama yenilmesi gereken inat kiminki onu bilemiyorum.

zira benimkiyse o yenilecek gibi değil..

 buraya tıkla

(: