16 Aralık 2012 Pazar

En sevdiğim şarkılar

önem sırası yoktur.

mazhar alanson - benim hala umudum var
robbie williams - not of this earth
mustafa sandal - beni ağlatma
hande yener - kim bilebilir aşkı
michael jackson - man in the mirror
dean martin - volare
frank sinatra - my way
frank sinatra - new york new york
gene kelly - singing in the rain
bülent ortaçgil - değirmenler
fikret kızılok - bir harmanım bu akşam
zuha olcay - yalnızlığım
zuhal olcay - ayrılık da sevdaya dahil
zuhal olcay- kalbim uzaklarda bir yerlerde
leman sam - illa
jessie j. - price tag
nat king cole - when i fall in love
mazhar alanson - yandım
mfö - yalnızlık ömür boyu
tarkan - beni anlama
amy winehouse - back to black
amy winehouse - will you still love me tomorrow
amy winehouse - wake up alone
amy winehouse - love is a losing game
amy winehouse - i am no good
whitney houston - i have nothing
volkan konak - feriğim
nazan öncel - dillere düşeceğiz
yüksek sadakat - aşk durdukça
teoman - istasyon insanları
frank&nancy sinatra/robbie w.&nicole k. - something stupid
ayten alpman - ben varım
ilhan şeşen - mamak da
volkan konak - göklerde kartal gibiydim
şükriye tutkun - evlerinin önü mersin
bülent ortaçgil - kimseye anlatmadım
demet sağıroğlu - arnavut kaldırımı
joan ossbourne - what if god was one of us
levent yüksel - uslanmadım
sezen aksu - onu alma beni al
rihanna - s&m
deniz seki - sahici
hande yener - sorma
michael jackson - smooth criminal
pink floyd - comfortably numb
ahmet kaya - hep sonradan
hande yener - sen anla
hande yener - düş bozumu
yüksek sadakat - aklımın iplerini saldım
bruno mars - lazy song

devamı gelecek...

14 Aralık 2012 Cuma

Aşk

göğsüme takıp yönümü bulduğum;

kalp verdin, onur verdin.

yetmez mi?

:)

11 Aralık 2012 Salı

Dövme

her şey bir anda gelişti desem inanır mısın?

1 hafta içinde kararımı verip 1 hafta sonrasında gerçekleştirdim.

dövme fikri hemen hemen herkesin kafasından geçmiştir zaman zaman.

benim de geçiyordu ama net değildim.

büyük olanlar bana göre değildi. sadece olsun diye saçma sapan bir şekil de çizdirmek istemedim hiç.

hep söyledim. çok aradım huzuru. hayattaki yegane amaçlarımdan biriydi.

buldum. bulamadım. bulduğumu bunadım. veremedim.

ama iflah olmaz bir biçimde istedim.

istemek yetmiyor ama. çabalamak lazım.

o bana gelmiyorsa, ben ona gidecektim. sadakatle.

o'nu bileğime mühürledim :)

ömür boyu hayatımın her anında bakıp görebilmek için ne istediğimi.

böylece insanlarımı ona göre seçmeyi anımsayacağım.

böylece insanlarıma ne vermem gerektiğini anımsayacağım.

bu dövme yapıldığından beri kendimi çok daha iyi hissediyorum.

bileğimde minicik latince bir yazı o.

sonsuza kadar benimle kalacak.

bana verdiğim kararlardan pişman olmamayı öğretecek.

ona baktıkça bu kararların sonuçlarıyla yaşamanın ne demek olduğunu anımsayacağım..

hayatımın ilk ebedi kararını verdim. bu bana inanılmaz bir güç veriyor.

o küçük yazıya her baktığımda güçlü bir kadın olduğuma karar veriyorum.

en çok istediğim şey artık sonsuza kadar benimle. içini doldurmaksa ikinci görevim.

işin realistik yönüne dönelim birazda.

dövme can yakıyor evet. ama katlanılmayacak bir acı değil. benimkisi bileğimin iç kısmında olduğu için acısı çok daha yoğun olurmuş oldukça ince ve yağsız bir bölge çünkü.

acıya çok dayanıklı olduğum ve işlem çok can yakmadığı halde malesef seans sırasında bir tansiyon düşüklüğü yaşadım.

böylece tek seansta bitebilecek iş 2. seansa kaldı. bileğim tam olarak iyileştiğinde 2. seansla işi bitireceğiz.

yalnız dediğim gibi asla çok şiddetli bir acı değil. ben biraz da korkudan etkilenmiş olabilirim. tam damarımın üstüydü ters bir şey olmasından çok ürküyordum. olmadı şükür.

tahminen 1 ay kadar bir süre sonunda esas görünümüne kavuşmuş olur.

o zaman kadar hayatımda da bir şeyleri yoluna sokarım umarım.

bu arada eğer dövme yaptırma meraklısıysanız lütfen iyi düşünün.

dövme başkasında görüp beğendiğiniz bir şeyi kendinize yaptırmanız asla değil.

ben yaptıracağınız şeyin kesinlikle bir manası olması gerektiğini düşünüyorum.

hayatınızda çok önemsediğiniz bir şeyi ya da birini ya da bir anı sembolize etmeli ki onu bir ömür severek taşıyabilin.

kuş yıldız kalp çiçek bunlar değil olay bence.

aman en kötüsünden sildiririm diye de çıkmayın yola.

silinse de izi kalıyor üstelik yanık gibi oluyor yeri.

yapılacak yeri iyi tayin edin.

her an göz önünde olan bir yer olmasın. sıkılma ihtimaliniz var. yaşlandığınızda vücudunuz deforme olduğunda da nasıl duracağını hesaba katın yer seçerken.

bir anlık heves uğruna da girmeyin bu işe.

umarım hayat neyi çok istiyorsak onu verir hepimize.

öptüm...




2 Aralık 2012 Pazar

Sevdiklerime :)

sikindirik kelimesinin can bulmuş haliydi son birkaç ay benim için.

murphy adeta benim için işliyordu, ters gitme ihtimali olan her şey ters gitmeye başlamıştı.

bir şeyler ters gitmeye başladıkça ben de kendimi kaybetmeye başladım.

ardı ardına davranış hataları. tahammülsüzlük. yanlış sonuçlar çıkarmak. umursamazlık. ihmaller. sabır denemeleri.

kimse kimseye tahammül etmiyormuş fakat deneyimlemek süper!

haksız da değiller. değiliz. sınırları aşmamak mühim.

insan sirkülasyonu yaşadım inanır mısın?

çok yakınım dediğim insanlar hayatımdan çıktı.

çok uzak kaldığım insanlar hayatıma girdi.

ben çok çabuk karar verebilen biriyim. sabretmek, beklemek karakterimde yok.

iki yakınlık gördüğüm insanı can dostum ilan ederim.

bir yanlışını gördüğüm ansa benim için biter.

biri böyle bitti. samimiyetinden şüphe duyduğum için uzaklaştım.

çok yakındım. özlemiyor muyum? özlüyorum. ama ama ama. o soru işaretleriyle de yaşayamıyorum.

biri benim yaptığım bir şey üzerine bitti. bir ihmal diyelim. söz verip bir yere gitmemek gibi bir şey.

kaç senelik muhteşem bir dostluk. insana güç veren cinsten.

çok üzüldüm, hala üzülüyorum. pişmanlık duydum, kendimi suçladım.

sonra dün bir dostumun sözüyle uyandım sanki.

"gerçek dost olsaydınız her şeye rağmen bu kaos döneminde yanında olmaz mıydı? basit bir kırgınlık dostluk bitirmeye sebep değildir..."

ben bilmiyor muyum sanıyorsun Çağırı'cığım. kendime itiraf etmeye çekindiğim şeylerden biri işte.

ya o zaten beni hiç sevmemiş demek yerine, yok canım sevmiştir de ben hata yaptığım için bitmiştir demek daha kolay.

kendini suçlamak, birinin gözünde sandığın gibi önemli olmadığını kabullenmekten daha kolay.

çok sevdiğim bir başkası yine o'nu ihmal ettiğim için gönül koydu bana. o biraz haklıydı. ama ah.. siz benim ne günlerden geçtiğimi bilmiyorsunuz canlarım. anlamıyorsunuz ki anlamanızı da beklemiyorum ben olsam ben de anlamazdım.

ben bazen kendime tahammül edemiyorum kaldı ki başkasıyla selamlaşacak mecalim olmuyor.

ama olsa olsa 1-2 gün. olsa olsa bir iki buluşma.

çok seviyordum hepinizi yemin ederim. gösteremiyorum sadece. ama çok seviyorum. seviyordum.

bundan sonra düşünmeyeceğim.

hatalı davrandığım için biten ilişkiler var. "ama seviyorsa cidden insan ve keza seviliyorsa vazgeçmez." vazgeçmemeli de.

ya ben ne yanlışlar gördüm. ne kırgınlıklarım oldu da sevmekten vazgeçmedim.

sen geçtiysen zaten sevmemişsindir.

ısrar ediyorum sevmemişsindir. insan sevdiğinin yokluğuna dayanamaz.

hadi belki belli bir süre.

ha ben adım attım mı bu süre içinde onlara?

hayır.

atmam da.

küsmek ayrı şey, düşman olmak ayrı.

bahaneye özür olmaz.

*************************************************************************************

iş bu yazının 2. kısmı ise, benim onca çalkantılı ruh halime karşın hala yanımda olan bahtıkara sevdiceklerime adanmıştır.

aklınızdan zorunuz var çiçeYim ben olsam kendimi çekmezdim.

beni sevmeyin diye kanırttığım zamanlar olmasına rağmen beni sevmekten vazgeçmediniz lan.

yanımda olmayın haketmiyorum şeklinde davrandığım zamanlarda bile yanımda oldunuz. beyefendi siz manyak mısınız?

Çağırı; bankam, dostum, gülümseme sebebim, psikoloğum, akıl hocam ek olarak bi eşşek poposu...

Eren; karı kız muhabbetlerinden baydığım, zaman zaman yüzünü görmek istemeyip, en çok onunlayken eğlendiğim, onca sarsıntıya rağmen, defalarca göndermeme rağmen taş gibi yanımda olan hem çok kızdığım hem sevdiğim..

Görkem; aramıza yılların girmesine müsade etmeyen güvenli bir liman, dostluğuyla kalp ısıtan cinsten...

İlknur; kader arkadaşım, dürüst, kahve sohbetlerine doyum olmayan, yeri hep çok ayrı bir dost...

Ertuğrul; ne zaman zorda kalsam yanıma ilk gelen, sevgisini hiç esirgemeyen, şımartan dünyanın en iyi kankası...

Can; bir eski sevgiliden çok daha fazlası gerçek bir dost, dünyanın en anlayışlı adamı, iyi ki tanımışım dediğim, hala hayatımda olduğuna şükrettiğim.

Muhammed; seni anlatacak kelimem yok. iyi ki varsın diyorum sadece...

Ezel; ansızın gelen "seni seviyorum"larıyla içimi ısıtan melankolik güzelim...

Uğur; bazı insanlarla tanıştığın an hayatında önemli bir yeri olacağını hissedersin ya, biz o'nu yaşadık işte. birbirimize söz verdik gelecekteki en yakın dostlar olmaya...

Kız kardeşlerim Alev ve Şebnem; kayıtsız şartsız beni seven ve sevmeye devam edecek olan iki armağan. iyi ki sizlere sahibim. her ne kadar dövme yaptıracağımı söylediğimde KESİNLİKLE OLMAZ AİDS KAPARSIN MANYAKLAŞMA deseniz de ( ya allahaşkına biraz genç kafasıyla düşünün be yazıklar olsun) sizi seviyorum...

unuttuğum bir sürü insan var. ekleyeceğim aklıma geldikçe. hayatıma dokunan ve hala hayatımda olan herkes zaten alınsın üstüne.

sizi çok seviyorum lan. bundan sonra daha iyi bir insan olacağıma söz veriyorum.

her anlamda daha iyi bir insan olacağıma söz veriyorum.

şu son aylar beni eğitti. çok şey öğrendim.

valla bak. yeminle. kuran çarpsın iyi bir insan olacağım :D

iyi dost, iyi arkadaş, iyi sevgili..

olmazsam ağzıma vurun.

(vurmayın el şakasından hoşlanmam amk kendinize gelin şımarmayın hemen!)

bu yazıyı delil olsun diye bırakıyorum.

belli edemediğim sevgimden şüphe duyduğunuz an açıp okuyun.

benden de başka bir şey beklemeyin bu kadar duygusallık yeter..